Sınır ötesi ticari ilişkilerin, uluslararası yatırımların ve yabancılık unsuru taşıyan evlilik ile ailevi münasebetlerin artmasıyla birlikte; yabancı devlet mahkemelerinden veya uluslararası tahkim heyetlerinden alınan kararların Türkiye sınırları içerisinde hukuki sonuç doğurması vazgeçilmez bir ihtiyaç haline gelmiştir. Devletlerin egemenlik ilkesi gereğince, bir yabancı mahkemenin veya hakem kurulunun verdiği karar Türk hukuku nezdinde kendiliğinden kesin hüküm gücü veya icra kabiliyeti kazanamaz; bu kararların Türkiye’de hüküm ifade edebilmesi kanunla belirlenmiş özel yargısal veya idari usullere tabidir.
Büromuz; 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK), 1958 New York Konvansiyonu ve ilgili iki taraflı/çok taraflı uluslararası anlaşmalar çerçevesinde; yabancı mahkemelerce verilen boşanma, velayet, nafaka, ticari alacak ve tazminat hükümleri ile uluslararası hakem kararlarının tanınması ve tenfizi süreçlerini, nüfus tescili ve icra takibi aşamalarıyla bütüncül olarak yürütmektedir.
Hizmet Kapsamımız
Tanıma ve tenfiz hukuku alanında müvekkillerimizin sınır ötesinde elde ettiği hakları Türkiye’de yasal güvence altına almak amacıyla sunduğumuz temel çalışmalar şunlardır:
- Yabancı Mahkemelerin Ticari ve Hukuki Kararlarının Tenfizi: Yabancı devlet mahkemeleri nezdinde hüküm altına alınan ticari alacak, sözleşme ihlali, haksız fiil ve tazminat kararlarının Türk mahkemelerince tenfiz edilerek borçlunun Türkiye’deki mal varlığı üzerinde icra edilebilir kılınması.
- Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve Tenfizi: ICC, LCIA, VIAC veya ad-hoc tahkim heyetlerince verilen nihai hakem kararlarının 1958 New York Sözleşmesi ve MÖHUK hükümleri uyarınca Türkiye’de tenfiz edilmesi; kamu düzeni itirazları ve yetki itirazlarına karşı savunma stratejilerinin kurgulanması.
- Yabancı Boşanma Kararlarının Tanınması (Yargısal ve İdari Yol): Yabancı ülke mahkemelerinde kesinleşen boşanma ilamlarının Türk aile mahkemelerinde tanınması davalarının takibi veya 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu (Madde 27/A) uyarınca konsolosluklar ya da yetkili nüfus müdürlükleri nezdinde dava açılmaksızın idari yoldan tescilinin sağlanması.
- Velayet, Vesayet ve Kişisel İlişki Kararlarının Tenfizi: Müşterek çocukların velayetinin tevdii, ebeveynle kişisel ilişki kurulması ve vesayet tayinine ilişkin yabancı ilamların tenfizi ile Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlükleri (çocuk teslim merkezleri) nezdinde icrası.
- Nafaka ve Mal Rejimi Kararlarının Tenfizi ve Tahsili: Yabancı mahkemelerce hükmedilen yoksulluk, iştirak nafakası ve mal rejiminin tasfiyesine dayalı eda hükmü içeren kararların tenfizi ile geçmişe ve geleceğe dönük alacakların Türk icra daireleri aracılığıyla tahsili.
- Apostil, Kesinleşme ve Belge Formatlarının Denetimi: Yabancı kararların kesinleştiğine ilişkin şerhlerin (res judicata), 1961 Lahey Sözleşmesi uyarınca Apostil tasdiklerinin ve yeminli tercüme-noter onaylarının Türk usul hukukunun aradığı zorunlu biçimsel şartlara uyarlanması.
- Tenfiz Sonrası İcra ve Cebri İcra Süreçleri: Tenfiz ilamının kesinleşmesini müteakip 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu kapsamında ilamlı icra takiplerinin başlatılması, borçluların taşınır/taşınmaz malları, banka mevduatları ve üçüncü kişilerdeki alacakları üzerine ivedi haciz tesisi.
MÖHUK Kapsamında Kamu Düzeni, Savunma Hakkı ve Usul Güvencesi
Tanıma ve tenfiz davalarında Türk mahkemeleri kural olarak yabancı kararın esasına giremez ve kararın doğruluğunu yeniden yargılayamaz (révision au fond yasağı). İnceleme; mütekabiliyet (karşılıklılık), kararın kesinleşmiş olması, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmemesi ve Türk kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması gibi sınırlı kanuni şartlar üzerinden yürütülür.
Bununla birlikte, yabancı mahkemede görülen davada davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmamış olması veya savunma hakkının kısıtlanmış bulunması, tenfiz talebinin reddedilmesine yol açan en kritik risk alanıdır. Onur Law olarak, yabancı davanın açılışından tenfiz talebine kadar tüm tebligat ve evrak silsilesini uluslararası usul normlarına göre titizlikle analiz etmekte; usul eksikliklerinden doğabilecek ret risklerini bertaraf ederek kararların Türkiye’de süratle ve kesin olarak infazını temin etmekteyiz.
